Dünyada Bireysel Emeklilik

Nüfusun giderek yaşlanması, ekonomik trendlerin değişmesi nedeniyle pek çok ülkede mevcut sosyal güvenlik sistemlerinde reformlar yapılmakta çok basamaklı emeklilik sistemlerine geçiş yaşanmaktadır.Yapılan reformlar;

  • Dağıtım esaslı sistemlerden fon esaslı sistemlere geçiş,
  • Kamunun sorumluluğunda olan tek basamaklı sistemlerden kamu, işveren ve özel emeklilik şirketlerinin paylaştığı çok basamaklı sistemlere geçiş olarak sayılabilir.


Dağıtım esaslı sistemler aktif çalışan nüfusun ödediği primler ile yaşlı nüfusun emeklilik maaşlarının finanse edilmesi üzerine kurulmuştur.Fon esaslı sistemlerde ise katılımcının ödediği katkılar yatırım fonlarında değerlendirilir ve emekliliği geldiğinde katılımcıya maaş olarak geri ödenir. Çok basamaklı sistemler genellikle 3 basamaktan oluşmaktadır;

    1. Basamak: Kamu tarafından yönetilen, belirli bir emeklilik geliri sağlayan, katılımın mecburi olduğu ilk basamaktır.

    2. Basamak: Daha çok işverenlerin sağladığı, birinci basamağı tamamlayıcı bir emeklilik geliri sağlayan basamaktır.

    3. Basamak: Katılımın gönüllü olduğu ve kişilerin emeklilik döneminde yaşam standartlarının aktif çalışma hayatındaki seviyesinde devam etmesini güvence altına almayı hedefleyen ek emeklilik geliri sağlayan, katılımın genelde gönüllü olduğu son basamaktır.

Dünyanın farklı ülkelerinde yukarıdaki sistemler hep birlikte, birbirine alternatif olarak kullanılabilmektedirler. Örneğin bazı ülkelerde bireysel emeklilik programları sosyal güvenlik sistemini tamamlayıcı rol oynarken, bazı ülkelerde sosyal güvenlik sistemine alternatif oluşturmaktadır. Bireysel emeklilik sistemine girip girmemek kimi ülkelerde çalışanların tercihine bırakılırken, kimi ülkelerde zorunlu tutulmuştur. Bazı ülkelerde bireysel emeklilik programlarının yükümlülükleri işveren kurum tarafından karşılanmakta, bazı ülkelerde bir grup işveren ya da sendika tarafından üstlenilebilmektedir. Yine bazı ülkelerde işyeri, sanayi dalı ya da ülke bazında faaliyet gösteren kollektif programların yanı sıra, yetki tanınan sigorta ya da fon yönetim şirketleri de bireysel bazda hizmet verebilmektedir. Sonuç olarak sosyal refah sağlanması ve sürdürülebilirliği anlamda bireysel emeklilik sisteminin bireyler açısından önemi günümüzde gittikçe artmaktadır.

Bireysel Emeklilik Sisteminin sosyal anlamda kişilere olan etkilerinin yanı sıra ekonomik anlamda da gelişmişliğe katkısı ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Özellikle gelişmiş olan ülkelerde Bireysel emeklilik fonlarında biriken varlıklar, bu sistemin uygulandığı birçok ülkede kayda değer miktarlara ulaşmıştır.

Varlıklarının ciddi düzeylere ulaşması, bireysel emeklilik sisteminin katılımcılara emeklilik geliri sunma temel işlevinin yanı sıra birçok ilave makro-ekonomik fonksiyon üstlenmesine neden olmuştur. Bireysel emeklilik sisteminin uygun gelişme iklimi bulduğu ülkelerde, yeni finansal enstrüman ve uygulamalar yaygınlaşmakta, sermaye piyasası derinleşmekte, uzun dönemli tasarruf düzeyi artmakta, artan bu tasarruflar özel sektör tarafından etkin bir şekilde verimli alanlara yönlendirilebilmektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerin ekonomik verilerine baktığımızda bireysel emeklilik fonlarının Gayri Safi Yurtiçi hasıla’ya olan oranların yüksekliği dikkat çekicidir.

Geçen birkaç yıllık sure içerisinde emeklilik fonları, hisse senedi piyasalarındaki çalkantılı dönemi atlatıp, hızlı bir büyüme göstermiştir. 2001 yılında 13 trilyon Amerikan Doları olan OECD ülkelerindeki toplam emeklilik fonları, 2005 yılında 17.9 trilyon Amerikan Doları’na ulaşmıştır. Bu fon büyüklüğü, 2001-2005 yılları arasında yıllık %8.7 büyümeye denk gelmektedir.

2001-2002 döneminde hisse senedi piyasalarındaki dalgalanmaya bağlı olarak göreceli olarak azalış gösteren emeklilik fonlarının bu yıllar dışarı çıkartıldığında takip eden 2003-2005 döneminde sergilediği yıllık büyüme %14.2 olmuştur. Emeklilik fonlarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya olan oranlarındaki artış 2002-2005 yılları arasında, 2001-2002 dönemine gore çok daha belirgindir.



Emeklilik fonlarının OECD ülkeleri ve ekonomilerindeki önemi giderek artmaktadır. Öyle ki OECD ülkelerindeki emeklilik fonlarının GSYİH’na oranı ağırlıklı ortalama bazda %87.6’ya ulaşmıştır.